Bilim ve Din üzerine
Beni böyle bir konuda yazmaya iten geçtiğimiz günlerde evrim hakkında
"talkshow"'lara çıkan "prof"'ların felsefeden ve bilimden tamamen uzak yorumları
oldu. (Ki bu insanlar "evrimci" idi)
Tanrı Yanılgısı
Dawkins ünlü kitabında tanrıya ihtiyaç olmadığını bu yüzdende kesinlikle var
olamayacağını söylüyor ve yaratılışla evrim arasındaki bağlantıyı tezini
güçlendirmek için kullanıyor. Peki problem nerede ?
Eğer matematik olsaydı bu %100 geçerli bir ispat tekniği olurdu. "Ben
bilmiyorsam yoktur" çeşitli farklı karizmatik isimlerle matematikte sıkça
kullanılan bir tekniktir. Şimdi bunu fiziğe uygulayalım ve neler olacağını
görelim. 18.yy ansiklopedilerinde şöyle anlatım geçer. "Güneş 10.000 yıldan
daha yaşlı olamaz çünkü saf oksijen ve karbondan bile oluşsa şimdiye kadar
bitmesi gerekirdi." Oysa 19.yy'da atom tayflarının ve nükleer enerjinin keşvi
ile Güneş'in yaşının 10.000 değil bir kaç milyar olduğu bulunmuştur. Matematiğin
bu kuralı mantıkta "argumentum ad ignorance" olarak bilinen bir mantık
hatasını doğurur. Bu sebebten tanrının yokluğunu ispat etmek mantık açısından
mümkün değildir.
Bilim Yanılgısı
Bilim "gerçek" yada "mutlak doğru" demek değildir. Çok geriye gitmeyin son 100
yıl içindeki bilimsel ilerlemeye bakın. Eskinin "doğru"'ları bugünün
"yanılgıları" haline gelmiştir. Evrim elimizdeki en mantıklı açıklamadır.
Gözlemlerle uyuşmaktadır. Eğer Dünya'nın Güneş'in çevresinde dönmesini okullarda
okutuyorsanız evrimide okutmalısınız. Bu ne kadar doğru ise evrimde o kadar
doğrudur.
"Gözümüz nasıl oldu ?" ,"Kuşlar nasıl kanatlandı ?" ,"Evrim bunu açıklayamaz bak
tanrının hikmetine" gibi 8-10 yaş sorularını artık bırakmalıyız. Eğer bir
yaratıcı arıyorsanız en azından "ilk enerji"'e bakın.
Fakat şunuda unutmamak gerekli, Güneş'in ışıklarıyla aydınlanan bir toz
zerresindeki karıncalar olarak kendimiz evrende gereğinden fazla bir önem
atfetmiyormuyuz ? Evren bu kadar büyükken bizim kadar ufak canlıların onun
"gündem maddesi" olduğunu düşünmek kulağa pek doğru gelmiyor
