Matematik ve bilim adına suç işlemek
"Fenni Yazar"'ımızın bir başka yazısını daha araklıyorum efendim.
Karekök eksi bir (-1) nolu MGM (Matematik Güvenlik Mahkemesi) son zamanlarda tezahür eden çeşitli bilim suçları iddalarıyla yargılanan sahte bilimcileri ömür boyu ağır "bilim etiği" öğrenme cezasına çarptırdı. Taraflar cezanın çok ağır olması nedeniyle temyize gideceklerini söylediler.
Tamamı 2x2=4 sayfadan oluşan gerekçeli kararda. "Sanıkların birçoğu, eylemini, içinede matematik süsü verilmiş teorem ve kanıtlanamaz kanıtlarla ifa etmişlerdir" denildi.
"Bir ülke biliminin ve matematiğinin numaracılara, ezbercilere, falcılar ve/veya kumarbazlara emanet edilmesini, bunlardan medet umulmasını, affedilemez ve kabul edilemez bir davranış olarak" niteleyen gerekçeli kararda, iş bu nedenlerle sanıkların, bilim ve matematik adına hareket ettikleri şeklindeki savunmalarının samimi bulunmadığı belirtildi.
Kararda ayrıca, "Genelde bilim, özelde matematik adına suç işlenmez. Çarpma yerine çıkartma, toplama yerine bölme yapılmaz. Aşırma -yazarların kendi eserlerinden dahi olsa- hiçbir şekilde yapılamaz. Yapılırsa hoş görülemez. Hele hele başlığı başka dil, metni bambaşka dilde bildiri ve makale yazılmaz. Yazarların isimleri nabza göre şerbet verircesine değiştirilemez. Bütün bunlar tek tek veya toplu halde yapıldığında cürüm işlenmiş olur. Cürüm işlenmek için oluşturulan bu tür teşekkülerin en tehlikelisi de kendinlerine verilen yetkiyi kullanan, resmi sıfatı araştırmacı, uzman, doktor, yardımcı doçent, doçent, profesör veya müdür olan kişilerin iştirak edip yönettiği çetelerdir." ifadesi kullanıldı.
Sahte bilimciler ve numaracı matematikçiler ise MGM'nin kararına itiraz ederken, İ.Ö. 5. yüzyılda yaşamış olan hristiyan din adamı 'a gönderme yaptılar. St. Augstinus'un "İyi bir hristiyan, matematikçilerden ve boş kehanetlerde bulunan herkesten sakınmalıdır. Matematikçilerin ruhu karartmak, insanı cehennemin demir parmaklıkları arasına kapatmak için şeytanla bir anlaşma yapmaları tehlikesi her zaman vardır" deyişinin doğru olduğunun bir kez daha saptandığını, araştırmalarında bundan böyle kesinlikle matematik kullanmayacaklarını, dünyevi sorunları metafiziksel yöntemlerle çözeceklerini ifade ettiler. Çünkü matematikçilerin en büyük silahının kanıt, en önemli avının da teorem olduğunu artık idrak ettiklerini; kanıt gibi zor bir donanımın ise, kendilerinde ne yazık ki bulunmadığını belirtip durumlarını kurtarmaya çalıştıklarını savundular.
